Adana’nın Karataş ilçesinde kefal (Mugil cephalus L.) balığı, bol miktarda bulunması ve kolay hazırlanabilmesi nedeniyle kültürel ve ekonomik öneme sahiptir ve yöre halkı arasında tercih edilen bir balıktır. Bu çalışma, ilçede kefal ile hazırlanan geleneksel bir yöresel yemek olan “Siyadi”yi, gastronomik ve kültürel açıdan incelemektedir. Siyadi, balık, bulgur ve soğanı bir araya getiren özgün bir tarife sahiptir ve bölgenin balıkçılık geleneklerine derinden kök salmıştır. Tarihsel olarak, balıkçılar taze yakalanmış kefal kullanarak siyadiyi teknelerde veya kıyıda hızlıca pişirirlerdi; bu uygulama anında tüketimi kolaylaştırır ve topluluk bağlarını güçlendirirdi. Zamanla, bu pişirme yöntemi ev mutfaklarında da yapılmış ve siyadi, özellikle kış aylarında bir araya gelindiğinde sıklıkla paylaşıldığında sevilen bir aile yemeği hâline gelmiştir. Bir kapta paylaşılan, topluca yemek yeme eylemi, paylaşma ve dayanışma sosyal geleneklerini temsil eder. Çalışma, yazılı kaynaklardan yararlanarak siyadinin kökenlerini, hazırlama tekniklerini ve sosyo-kültürel önemini araştırmaktadır. Bulgular, siyadinin sıradan bir yemekten daha fazlası olduğunu, Karataş halkı ile balıkçılık mirasları arasındaki ilişkiyi vurgulayan bölgesel kimliğin bir sembolü olduğunu göstermektedir. Eşsiz ve bölgeye özgü bir yemek olan siyadi, yerel aidiyeti ve kültürel gücü pekiştiren, gastronomi turizmine ve bölgesel özgünlüğe katkıda bulunan bir mutfak geleneğini örneklemektedir. Böylece kültürel mirasın korunması ve devamı açısından siyadi gibi mutfak geleneklerinin korunması önem teşkil etmektedir.
In the Karataş district of Adana, the mullet (Mugil cephalus l.) plays a significant cultural and economic role due to its abundance and ease of preparation, making it a preferred fish species among the local population. This study examines siyadi, a traditional local dish prepared with mullet in the district, from a gastronomic and cultural perspective. Siyadi has a unique recipe that combines fish, bulgur, and onions, and is deeply rooted in the region’s fishing traditions. Historically, fishermen would quickly cook siyadi on boats or on the shore using freshly caught mullet; this practice facilitated immediate consumption and strengthened community bonds. Over time, this cooking method was also adopted in home kitchens, and siyadi became a beloved family meal, often shared when people gathered, especially during the winter months. The act of eating together from a shared pot embodies social traditions of sharing and solidarity. The study investigates the origins, preparation techniques, and socio-cultural significance of siyadi by drawing on written sources. The findings reveal that siyadi is more than just an ordinary dish; it is a symbol of regional identity that highlights the connection between the people of Karataş and their fishing heritage. A unique and regionally specific dish, siyadi exemplifies a culinary heritage that reinforces local identity and cultural capital, contributing to gastronomic tourism and regional distinctiveness. Thus, preserving culinary traditions such as siyadi is crucial for the conservation and continuation of cultural heritage.