SOSYAL DİYALOG YOLUYLA KADIN DAYANIŞMASI VE DİRENİŞİ: OTOETNOGRAFİK BİR ÇALIŞMA

Author :  

Year-Number: 2025-26
Publication Date: 2025-12-19 20:56:13.0
Language : Türkçe
Subject : Sosyoloji
Number of pages: 200-218
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu otoetnografik çalışma, bir kadın araştırmacı olarak kendi yaşam deneyimlerimden yola çıkarak, Türkiye’de kadınların sosyal diyalog aracılığıyla birbirlerine nasıl güç aktardıklarını ve bu süreçte nasıl kolektif bir direnç geliştirdiklerini anlamayı amaçlamaktadır. Kendi gündelik yaşantımda karşılaştığım cinsiyet temelli eşitsizlikler —karşılıksız ev içi emek, annelik yükü, işyerinde mobbing ve görünmez emek— bu araştırmanın hem sahası hem de verisi olmuştur. Bu bağlamda, Michel Foucault’nun söylem ve iktidar kuramı ile sosyal diyalog ve dayanışma kavramları kuramsal çerçeveyi oluşturmaktadır. Araştırmacının kendi tuttuğu yansıtıcı günlükler yoluyla, diyalogların nasıl bir duygusal iyileşme alanına dönüştüğünü ve bu alanın kadınlara bireysel ve kolektif direniş stratejileri geliştirme fırsatı sunduğunu gözlemleme imkânı doğmuştur. Kendi deneyimlerimi bu diyalogların yalnızca kişisel rahatlamayı değil; aynı zamanda görünmeyen ev içi emeğin, toplumsal baskının ve ekonomik dışlanmışlığın yeniden adlandırılmasını mümkün kıldığını fark ettim. Özellikle işsizlik, değersizlik hissi ve sistematik mobbing gibi deneyimler, kadınlar arasında kurulan bu dayanışma alanında anlam bulmakta ve dönüştürülmektedir. Bu çalışma, kişisel olanın politik olduğuna dair feminist savı destekler biçimde, sosyal diyaloğun hem iyileştirici hem de dönüştürücü bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmacının hem tanık hem özne olduğu bu anlatı, kadınların gündelik yaşamlarındaki sessiz direnişlerini görünür kılmayı ve paylaşmanın dönüştürücü gücünü ortaya sermeyi hedeflemektedir. Ayrıca, sosyal diyalog ve dayanışma ile iktidarın söyleminin yapıbozuma uğratılarak kadınların direnç gösterebileceği gösterilmiştir.

Keywords

Abstract

This autoethnographic study seeks to explore how women in Turkey empower one another and develop collective resistance through social dialogue, drawing from the author’s own lived experiences as a female academic. The study is rooted in gender-based inequalities I personally encountered—unpaid domestic labor, the burden of motherhood, workplace mobbing, and the invisibility of emotional labor—which constitute both the site and the data of the research. The theoretical framework draws on Michel Foucault’s theory of discourse and power, along with the concepts of social dialogue and solidarity. Through reflective journaling, the study captures how everyday conversations among women can become spaces of emotional healing and opportunities to construct strategies of individual and collective resistance. These dialogues not only offer personal relief but also enable the re-naming of invisible domestic labor, social oppression, and bureaucratic exclusion. Experiences such as institutional silencing, the feeling of being undervalued, and systematic mobbing are shown to gain meaning and transform through the solidarity that emerges between women. In line with the feminist assertion that the personal is political, this study demonstrates that social dialogue holds both healing and transformative potential. As both a witness and a subject, the researcher reveals women’s silent resistances embedded in everyday life and highlights the transformative power of sharing and sisterhood. In addition, it was demonstrated that women could show resistance through social dialogue and solidarity by deconstructing the discourses of those in power.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics