






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Çukurova Araştırmaları Dergisi , Yıl 2020 Sayı 11</title>
    <link>https://cukar.org/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1281</link>
    <description>Çukurova Araştırmaları Dergisi </description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>DİSİPLİNLERARASI ÖĞRETİM: İLKOKULLARDA STEM EĞİTİMİNİN ENTEGRASYONUNA İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR </title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44209</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44209</guid>
      <author>Hasan UŞTUAyşe MENTİŞ TAŞ</author>
      <description>Bir disiplinin diğer disiplinlerle bütünleştirilerek öğretilmesini ifade eden disiplinlerarası öğretim kavramı ve bunun nasıl gerçekleştirilebileceği durumu alanyazında tartışılan yeni bir olgu değildir. Fakat son yıllarda STEM eğitimi gibi disiplinlerarası öğretimi vadeden yaklaşımların ortaya çıkması disiplinlerarası öğretime yönelik alanyazında yer alan bu yaklaşımları ele almayı daha da gerekli kılmaktadır. Çünkü disiplinlerarası öğretim, etkili ve anlamlı öğrenmeye olan katkısı sebebiyle ve gerçek yaşam temelli problemlerin doğası gereği, her geçen gün daha da önemi artan ve vurgu yapılan bir kavram olarak alanyazında karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada bu sebeple disiplinlerarası öğretim kavramı ve disiplinlerarası öğretimi sağlamaya yönelik alanyazında yer alan yaklaşımlar ele alınarak STEM eğitiminin ilkokul kademesinde bütünleştirilmesi(entegrasyonu) bağlamında tartışılmıştır. Alanyazın incelendiğinde Drake (1991, 1998), Fogarty (1991) ve Lederman ve Niess (1997) tarafından öne sürülen yaklaşımlar yer almaktadır. Bahsi geçen bu yaklaşımların STEM eğitiminin vadettiği disiplinlerarası öğretimi sağlamada öğretmenlere yardımcı olacağı söylenebilir. Bu yaklaşımların özellikleri incelendiğinde STEM eğitimin bütünleştirilmesine yönelik birbirlerine karşı bir üstünlüğünü olmamakla birlikte STEM eğitiminin farklı yaklaşımları kullanmaya olanak sunması, bütünleştirme çeşitliliğini destekleyen bir doğası gereği, hepsinin ilkokul ve diğer öğretim kademelerinde kullanılabileceği söylenebilir. İlgili STEM disiplinlerinin bütünleştirilmesinde hangi yaklaşımın işe koşulacağı ise ele alınan problem durumu, içerik ve konu, öğrencilere kazandırılmak istenen beceriler veya öğrenci ilgi ve yönelimi göz önünde bulundurularak karar verilebilmektedir. Sonuç olarak STEM eğitiminin ilkokul ve diğer kademelerde disiplinlerarası bütünleştirilmesiyle ilgili aşağıda çizilen genel çerçevenin önerdiği yaklaşımların kullanılabileceği söylenebilir. Ayrıca bütünleştirmeyi daha da geliştirip zenginleştirmek, daha etkili yaklaşımları sınıflarda öğretmenlerin uygulamasını sağlamak amacıyla da bu alanda daha birçok tartışmanın ve araştırmanın yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAMZA-NÂME’NİN 72. CİLDİ’NDE YER ALAN FİİLİMSİLER </title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44126</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44126</guid>
      <author>Ahmet ADIGÜZEL</author>
      <description>Toplam 72 ciltten oluşan Hamza-nâmeler, Hamzavî tarafından 14. yüzyılda Eski Anadolu Türkçesine kazandırılmıştır. Bu çalışmada, külliyatın 72. cildi konu edinilmiştir. [99/b] varağında bulunan derkenarda: bin iki yüz yirmi yedi yılı on üç Rebîülevvel salı gecesi saat dokuz buçukta şevketli efendimiz dünyaya bir erkek evlâdı teşrif eyledi, denilmektedir.&#13;
14. yüzyılda telif edilen eserin incelenen metninin 13 Rebîülevvel Hicrî 1227 tarihinde istinsah edildiği Hicrî bu tarih de Miladî 27 Mart 1812 tarihine denk gelmektedir. On dokuzuncu yüz yılın başında istinsah edildiği derkenarda açık bir biçimde anlaşılmaktadır. Yani telif tarihinden beş yüz yıl sonra istinsah edilmesi Türk dilinin tarihî gelişim seyrî bakımından önem arz etmektedir.&#13;
Metin dil özellikleri bakımından incelendiğinde Eski Türkçe ve 14. yüzyıl Eski Anadolu Türkçesi dil özellikleri yanında 18. yüzyıl Türkçesi dil özelliklerini de barındırmaktadır. Eski Türkçe tün, bürü Eski Anadolu Türkçesi dil özellikleri: eytmek, karındaş, irte, kanı, kangı depre, gice gibi kelimelerin yanında 18. yüzyıl Türkçesi dil özelliklerini bakımında ekler daha açık bir biçimde görülebilir: “yor” aglayor, virmiyor; “AcAk”, idecek, dönecek, virecek; “dur(ur)”, yıllardur, olacakdur gibi örnekler bulunmaktadır.&#13;
Türk dili fiiller bakımından oldukça zengin bir dildir. Bu zenginliği arttıran ve ona işlevsellik katan diğer bir husus ise fiilimsilerin yapısı ve kullanım esnekliğine sahip olmalarıdır. İsim-fiil, sıfat-fiil ve zar-fiil cümlenin örülmesinde ve yapısında kolayca işletilebilecek geçici kelimeler ve fonksiyonlar üretebilir. Fiilimsi ve ekleri ile ilgili bilim insanları tarafından pek çok bilimsel çalışma yapıldı, fakat aşağıdaki açıklama ve alıntılardan da anlaşılacağı üzere bu konu hakkında henüz ortak bir görüş birliği oluşmamıştır. Fiilimsiler grubu, isim soylu olan isim, sıfat ve zarf görevli kelimeler olarak işlenmektedir. Fiil zengini olan Türkçeye, fiilimsi ekleriyle sayısız kelime kazandırılabilmektedir. Hamza-nâme’nin 72. Cildinde yapılan fiil çekimleri ve oldukça işlevsel ve yoğun kullanılan fiilimsiler bu görüşü teyit etmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇENİN ÖĞRETİMİNDE TELKİN YÖNTEMİ</title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44717</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=44717</guid>
      <author>Ayşenur KIZILMEŞEFulya TOPÇUOĞLU ÜNAL</author>
      <description>Yabancı dil eğitimi alanındaki çalışmalar son yıllarda yoğunluk kazanmıştır. Bu çalışmalar dil öğretim yöntemlerinde farklı tekniklerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu bağlamda dil öğretim yöntemleri zamanla değişime uğramıştır. Geleneksel, öğretmen merkezli yöntemler yerini çağdaş, öğrenci merkezli yöntemlere bırakmıştır. Bu yöntemlerden birisi de Lozanov yöntemi olarak bilinen Suggestopedia (telkin yöntemi)dir. Çalışmada, yabancı dil öğretimi alanında hızlı ve etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkan, birçok ülkede ilgi çeken ve kullanılan telkin yöntemi ele alınmıştır. Bulgar psikoterapist Georgi Lozanov tarafından geliştirilen Suggestopedia (telkin yöntemi) pek çok alanda kendine yer bulurken genellikle yabancı dil öğretiminde kullanılmaktadır. Telkin yöntemine göre öğrenci öğrenmeye zihninde birçok engelle gelmektedir. Öğrencilerin öğrenmeye karşı oluşturdukları bu engellerden telkin yöntemiyle kurtulmaları hedeflenmektedir. Yöntemin içerdiği belli tekniklerle ve telkinlerle öğrencilerin öğrenmeye karşı engellerinden kurtulmaları sağlanmaktadır. Telkin yöntemi kullanılarak dil öğretimi yapılan bir sınıftaki öğrencilerin, geleneksel yöntem kullanılarak dil öğretimi yapılan bir sınıftaki öğrencilere göre dili daha hızlı öğrendikleri Lozanov tarafından iddia edilmiştir. Bu çalışmada telkin yönteminin ne olduğu, özellikleri, öğretim sürecinde nasıl kullanıldığı, yöntem kullanılırken öğretmen ve öğrenciye düşen görevler,&amp;nbsp; yönteme ilişkin eleştirirler ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde nasıl kullandığıyla ilgili bilgi vermek amaçlanmıştır. Çalışma belgesel tarama modeliyle tasarlanmış ve veriler doküman incelemesi yoluyla toplanmıştır. Makalede telkin yönteminin yabancı dil olarak Türkçe öğretimindeki yerine, uygulanma aşamalarına, ortaya çıkışı ve kurucusu hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Böylece telkin yöntemi hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin genel bir bilgi sahibi olmaları hedeflenmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İSMAİL BİLGİN’İN BÜYÜK TÜRK BİLGİNLERİ DİZİSİNDE YER ALAN KİTAPLARIN ÇOCUK EDEBİYATININ TEMEL İLKELERİNDEN DİL VE ANLATIM AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=46070</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=46070</guid>
      <author>Derya YILDIZEnise OLUKÇU</author>
      <description>Nitelikli çocuk kitapları anadilinin söz varlığını, kurallarını çocuklara tanıtan, anlatım olanaklarını sezdiren; dil gelişimlerine ve anlam evrenlerine uygun bir yaklaşımla çocuklara öykünebilecekleri dil kullanım ögeleri yaratan araçlardır. Çocuklar için hazırlanan eserlerin dayanması gereken, alan yazında kabul edilmiş çeşitli ölçütler yer almaktadır. Bu çalışmada İsmail Bilgin’in Büyük Türk Bilginleri dizisinde yer alan 10 çocuk kitabı (Câbir bin Hayyan, Hârizmî, Bîrûnî, İbni Sina, Cezerî, Akşemseddin, Ali Kuşçu, Pîrî Reis, Mimar Sinan, Erzurumlu İbrahim Hakkı), çocuk edebiyatının temel ilkelerinden dil ve anlatım açısından incelenmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya konu olan kitaplar belge inceleme (doküman inceleme) yöntemine göre çözümlenmiştir.&amp;nbsp; Seride yer alan 10 kitabının hepsi, çocuk kitaplarının iç yapı özelliklerinden dil ve anlatım açısından ayrı ayrı incelenmiştir. Araştırmada veriler, betimsel yöntemle analiz edilmiştir. İnceleme sonucunda, kitapların genel olarak dil ve anlatım açısından olumlu özellikler taşıdığı görülmüştür. Seride yer alan eserlerde cümleler kurallı, kısa ve sadedir. Eserlerde akıcı bir dil kullanılmıştır. İsmail Bilgin, Büyük Türk Bilginleri dizisinde, ikilemeleri, deyimleri sıkça kullanmıştır. Özlü sözlere ise nadir olarak yer vermiştir. İncelenen kitaplarda yazar, genel olarak anlamı bilinmeyen kelimeleri, kitaplarda belli bir seviyede tutmuştur. Çocuk okuyucunun anlamını bilmediğini düşündüğü kelimelerin anlamlarını, bazen kelimeyi kullandıktan hemen sonra parantez içinde belirtmiş bazen de dipnot düşmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇENİN YABANCI DİL OLARAK ÖĞRETİMİNDE DİNLEME BECERİSİNE YÖNELİK WEB 2.0 ARAÇLARININ KULLANIMI: LYCRICS TRAINING ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45540</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=45540</guid>
      <author>Ahmet Zeki GÜVENEmrullah BANAZ</author>
      <description>Bilgi çağı olarak adlandırılan günümüzde teknoloji, hemen her kesimde kendine yer bulmuştur. Eğitimin farklı birçok alanında aktif olarak kullanılan teknolojik araçlar, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde de temel becerileri kazandırma noktasında kullanılmaktadır. Araştırmada yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin, dinleme becerisi sürecinde Web 2.0 araçlarından olan Lyrics Training uygulamasına yönelik görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Akdeniz Üniversitesi TÖMER’de B1 ve B2 seviyesini tamamlamış olan 11 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan her öğrenciyle uygulama sonrası bire bir görüşmeler yapılmış, bu görüşmeler hem ses kayıt cihazıyla kaydedilmiş hem de not etmek suretiyle yazılmıştır. Ardından ses kayıt cihazıyla kaydedilen görüşmeler yazıya geçirilmiş, bunlar tutulan görüşme tutanaklarıyla karşılaştırılarak eşleştirilmiştir. Oluşturulan bu notlar görüşme yapılan kişilere gösterilerek onların onayları alınmış, sonrasında da her görüşme sorusuna verilen cevaplar soru başlıkları altında araştırmacılar tarafından ayrı ayrı kodlanmıştır. Ortaya çıkan bu kodlar son aşamada temalar altında her iki araştırmacı tarafından ayrı ayrı gruplandırılmıştır. Ardından her iki araştırmacı tarafından yapılan bu kodlama işlemi karşılaştırılmış, uyuşma oranı %94 olarak belirlenmiştir. Kod ve temaları son halleri verildikten sonra elde edilen alıntılar bu temalar altında verilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın bulgularından hareketle, öğrencilerin Lyrics Training uygulamasını beğendikleri, uygulamayı ilginç ve keyifli buldukları, uygulamanın dinleme becerilerini geliştirmesinin yanı sıra yazma ve konuşma becerilerine de katkı sağlayabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu araştırmanın Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde teknoloji tabanlı uygulamalar ve Web 2.0 araçları üzerine yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HAYAT BOYU ÖĞRENME VE YETİŞKİN EĞİTİMİNE GENEL BİR BAKIŞ</title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=46717</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=46717</guid>
      <author>Pınar AKMANBurcu DEMİROGLARI,  Filiz TUNCEL, Mahmut Oğuz KUTLU</author>
      <description>Hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi ile ilgili literatür incelendiğinde, hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi teriminin tanımı, yetişkinlerin neyi nasıl öğrendikleri, yetişkinlerle çalışırken uygun öğretim yöntemlerinin neler olduğu ve yetişkinler için eğitim etkinliklerinin nasıl tasarlanması ve organize edilmesi gerektiği üzerine odaklanılmıştır. Yetişkin eğitimi terimi, özellikle yetişkinler için tasarlanmış tüm eğitim etkinliklerini belirlemek için kullanılmaktadır. Hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi, kimlik yaratmanın temel bir yoludur ve üretim dinamikleri tarafından yönetilen bir toplumda kullanılabilecek bir lüks değil, her bireye dokunan hayati bir ihtiyaçtır. Literatür çalışmalarının araştırmacılar için önemi inkâr edilemez. Yapılacak araştırmanın, kim tarafından ne ölçüde çalışıldığını belirlemenin, araştırma sürecini kolaylaştıran en önemli adımlardan biri olduğu düşünülmektedir ve bilgiye en doğru ve en kısa şekilde nasıl gidileceği konusunda önemli bir yol göstericidir. Bu bilgiler ışığında, araştırmanın amacı hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi kavramına genel bir bakış sağlanırken aynı zamanda hayat boyu gelişme, yetişkin öğrenmesi, androgoji terimi, yetişkin öğrenme teorileri ve temel becerilerin incelenmesidir. Bu amaca ulaşabilmek için bu araştırmada, literatür (kaynak) taraması yöntemi kullanılmıştır. Hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi ile ilgili temeller belirlenmiş ve süreçte yer alan konuların önemli bölümlerinden bahsedilmiştir. Bu bağlamda hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitiminin gelişimleri tartışılmıştır. Bu alandaki eksikliklerin giderilmesi için üniversitelerin yetişkin eğitimini bir disiplin olarak ele almaları, hayat boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi üzerine daha çok araştırma yapmaları önerilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KUTADGU BİLİG'DE SEVGİ İFADELERİ</title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=47602</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=47602</guid>
      <author>Melek ÇUBUKCU</author>
      <description>Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinden sonra XI. yüzyılda ortaya konulan ilk eser, Yusuf Has Hacip’in 1069 yılında kaleme aldığı “Kutadgu Bilig” adlı eserdir. Mutluluk veren bilgi anlamına gelen bu eserinde yazar, hem bu dünyada hem de ahirette insanın mutlu olmasının yollarını anlatmaya çalışmıştır. Kitabın giriş kısmında Yusuf Has Hacip, okuyana kutlu olsun ve yol göstersin diye kitaba “Kutadgu Bilig” adını verdiğini söyler. Aynı zamanda siyasetname özelliği gösteren bu eser Karahanlılar’ın hükümdarı Tabgaç Uluğ Buğra Karahan’a sunulmuştur. Yusuf Has Hacip eserinde devlet adamlarında olması gereken özellikleri sembolik olarak dört kavram üzerinden ele almıştır. Eser öğretici bir nitelik taşımasının yanısıra kavramları kişiler üzerinden anlatması yönüyle alegorik bir özellik taşımaktadır. Kutadgu Bilig bize, binlerce yıllık Türk tarihinde, birçok coğrafya, iklim, din, kültür ve uygarlık değişikliklerine rağmen, ana çizgileri aşağı yukarı aynı kalan bir toplum ve devlet anlayışının sürdüğünü göstermektedir.&#13;
Bu çalışmada Kutadgu Bilig’in tüm beyitleri “sevgi ifadeleri” yönünden incelenmiş ve ilgili kelimeler, beyit numarası, ilgili beyitlerin çeviriyazısı ve günümüz Türkçesi ile birlikte verilmiştir. Sevgi ifadeleri “Tanrı’ya sevgi”, “peygambere sevgi”, “sevgiliye sevgi”, “devleti yönetene sevgi” gibi farklı alanlara göre tasnif edilmiş ve bu ifadelerle ilgili sayısal bilgi verilmiştir. En çok geçen ve en az geçen sevgi ifadeleri belirlenmiştir. Çalışmadaki amaç bir tema doğrultusunda eserin sözvarlığını ortaya çıkarabilmektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ŞEYHÜLİSLÂM HOCA SADEDDİN EFENDİ’NİN MÜNŞİYÂNE FETVÂLARI</title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=47942</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=47942</guid>
      <author>Muhittin ELİAÇIK</author>
      <description>Müfti’l-enâm (halkın müftüsü) sıfatı ile anılmış olan Osmanlı şeyhülislam ve müftülerinin fetvâları genellikle sade bir dille yazılmış ve içlerinde manzum olarak yazılanlarında da bu durum pek değişmemiştir. Her ne kadar bazı fetvâlarda ileri derecede yoğun mecaz ve kinayeler bulunmuş ise de bunlar günlük dilin tabiî bir sonucu olarak ve meramı daha iyi anlatma gayesiyle sarfedilmiştir. Böyle olmakla birlikte, sadelikten oldukça uzak, tasannu yani süslü ve ağdalı bir nesir diliyle yazılmış fetvâlara rastlanmakta olup, bunlar Osmanlı divan şairleri arasında saygın ve üstün bir konumda bulunan şeyhülislam ve müftülerin kalemlerinden çıkmıştır. Her türlü ilimle mücehhez olan bu simalar kendi görevlerinin dışında da kalem atını alabildiğine koşturmuş ve yüzlerce edebî eser ortaya koymuşlardır. İşte bunlardan birisi de Osmanlı Devleti’nin zirvede bulunduğu yüzyılın büyük âlim ve devlet adamlarından olan Hoca Sadeddin Efendi’dir. Kendisine şeyhülislamlık ile padişah hocalığını bir arada yürüttüğündden dolayı Câmüi’r-riyâseteyn (iki reisliği bir arada toplayan) unvanı verilmiştir. Kendisine nispetle Hocazâde diye anılmış olan oğul ve torunları da Osmanlı ilmiyesinde tıpkı kendisi gibi şeyhülislamlık başta olmak üzere birçok üst düzey ilmî görevlerde bulunmuşlardır. Tâcü’t-tevârîh adlı meşhur tarih kitabını da yazmış olan Hoca Sadeddin Efendi’nin bu eserinde sergilediği münşiyâne üslup ve anlatımın fetvâlarında da sıkça sergilendiği görülmektedir. Bu çalışmada bu türden olan fetvâları tanıtılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FRANSIZCA ÜNLEMLERİN TÜRKÇEYE AKTARIMI</title>
      <link>https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=47855</link>
      <guid isPermaLink="true">https://cukar.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=47855</guid>
      <author>Barış ÖZKANZiya TOK   </author>
      <description>Ünlem bir dilde dilbilgisel görev üstlenen ve metne çeşitli anlamlar yükleyen önemli unsurlardan biridir. Genel anlamda her dilde şu ya da bu şekilde bir kullanıma sahip olan ünlem gerek bu özelliği bakımından gerekse farklı işlevsel değerlere sahip olması nedeniyle de evrensel bir nitelik taşır. Bu bağlamda, yapı ve kullanım olarak dillerde ortak bir görünüm taşıyan ünlemin bir dilden diğerine anlamsal bazı farklılıklar taşıyabileceği de olasıdır. Dolayısıyla birçok dilbilgisel unsurda olduğu gibi, ünlemin de diller arası bağlamda ele alınarak bu tür farklılıkların saptanması hem dil hem de çeviri açısından önem arz etmektedir. Zira diller arasındaki dilbilgisel unsurlarla ilgili farklılıkların çeviride güçlükler oluşturabileceğini söylemek mümkündür.&#13;
Bu çalışmanın amacı, ünlemlerin dillere göre anlam farklılıklarını inceleyebilmek adına, Fransızcadaki ünlemlerin Türkçeye aktarımlarını değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada örneklem olarak ünlem örneklerinin sıkça yer aldığı Moli&amp;egrave;re’in Cimri (Fr. L’Avare) adlı eseri incelenmiştir. Bu yazınsal örneklem üzerinden Fransızca ünlem türlerinin saptanması ve bu ünlemlerin Türkçeye çevirileri irdelenmiştir. Yöntem olarak öncelikle örneklemden hareketle Fransızcadaki ünlem türleri ve bu ünlemlerin kullanımları belirlenmiştir. Ardından belirlenen birincil ve ikincil ünlemlerin doğrultusunda bu ünlemlerin Türkçeye çevirileri çizelgeler üzerinde gösterilerek değerlendirmeler yapılmış, hangi ünlemin nasıl çevrilebileceği konusunda önerilere yer verilmiştir. Çalışmanın genel anlamda yabancı dil öğrenimine ve özellikle çeviri çalışmalarına katkı sunacağı ümit edilmektedir.&#13;
&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


